ANKARA (Gazete Bursa) – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı ilk çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi.
Yılmaz, Türkiye ekonomisinin artan küresel krizler ve jeopolitik gerilimlere karşı dayanıklılığını sürdürdüğünü belirtti. 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,5 büyüme kaydedildiğini ifade ederek, Türkiye’nin son 23 çeyrektir sürekli bir büyüme gösterdiğine dikkat çekti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre, ekonominin bir önceki çeyreğe oranla yüzde 0,1 büyüdüğünü belirtti. Bu durum, iktisadi faaliyetteki direncin bir göstergesi olarak değerlendirildi.
MİLLİ GELİR 1,64 TRİLYON DOLARA ULAŞTI
Yılmaz, 2025 yılında 1,60 trilyon dolarla tarihi zirveye ulaşan Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın, 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla yıllıklandırılmış bazda 1,64 trilyon dolara yükseldiğini açıkladı.
Sektörler bazında değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, geçen yıl olumsuz hava koşullarından etkilenen tarım sektörünün bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,6 büyüdüğünü, inşaat dahil hizmetler sektörünün ise yüzde 3,4 oranında genişlediğini ifade etti. Sanayi sektöründe yaşanan yüzde 0,8’lik daralmanın, dış talepteki yavaşlama ve Ramazan ayının ilk çeyreğe denk gelmesinin getirdiği iş günü kayıplarından kaynaklandığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, işgücü ödemelerinin milli gelir içindeki payının yüzde 38,1 ile tarihî bir zirveye ulaştığını vurguladı. Bu durum, çalışanların ekonomiden aldıkları payın güçlenmeye devam ettiğini gösteriyor.
İç talebin büyümeyi desteklemeye devam ettiğini kaydeden Yılmaz, toplam tüketim harcamalarının yüzde 4,4, sabit sermaye yatırımlarının ise yüzde 3 oranında arttığını ifade etti. Özellikle makine ve teçhizat yatırımlarındaki artış, üretim kapasitesinin artırılması açısından olumlu bir tablo çizdi.
“OVP HEDEFLERİNE YAKIN BİR BÜYÜME BEKLİYORUZ”
Dış ticaretteki zayıf küresel talep ve emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların büyümeyi sınırlandırıcı etkiler yarattığını belirten Yılmaz, buna rağmen uygulanan makroekonomik istikrar programının hedeflerle uyumlu sonuçlar verdiğini ifade etti. Orta Vadeli Program kapsamında belirlenen hedefler doğrultusunda ekonominin verimliliğini artıran ve şoklara karşı direncini güçlendiren politikaların kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti. Ayrıca, bölgedeki jeopolitik gelişmeler ve küresel ekonomik risklerin dikkatle takip edildiğini belirtti. Yılmaz, küresel büyüme tahminlerindeki aşağı yönlü risklere rağmen, yıl genelinde Türkiye ekonomisinin Orta Vadeli Program hedeflerine yakın bir büyüme performansı göstermesinin öngörüldüğünü ekledi.

Yorumlar kapalı.