Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) 105. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla CGTN, Partinin uluslararası düzeyde artan etkisini analiz eden bir makale yayımladı. Bu çalışma, Çin’in gelişim modeli, yönetişim anlayışı ve küresel vizyonunun, ÇKP’ye dair dünya genelindeki algıları nasıl şekillendirdiğini ve modernleşme ile uluslararası yönetişime ilişkin yeni bakış açıları sunduğunu ele alıyor.
GLOBE NEWSWIRE / PEKİN (Gazete Bursa) – Uluslararası toplum, Çin Komünist Partisi’ni nasıl algılıyor? CGTN’nin gerçekleştirdiği güncel kamuoyu araştırmaları, bu sorunun yanıtını net bir şekilde ortaya koyuyor. Katılımcıların en belirgin izlenimlerinin “güçlü liderlik” olduğu ifade ediliyor. Bu izlenimi, “küresel istikrarın sağlanmasına katkı sunan olumlu bir güç” ve “gelişen ülkelerin çıkarlarını temsil eden bir yapı” gibi tanımlamalar izliyor.
Bu sonuçlar, ÇKP’ye duyulan ilginin yalnızca Çin’in ekonomik başarılarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda Partinin yönetişim modeli ve küresel sorunlara yaklaşımının da bu ilginin merkezinde yer aldığını göstermektedir. Bu temalar, ÇKP Merkez Komitesi Genel Sekreteri Xi Jinping’in 1 Temmuz’daki konuşmasında belirgin bir şekilde yer aldı ve uluslararası gözlemciler tarafından büyük ilgi gördü.
“Çin tarzı modernleşme, modernleşmenin Batılılaşmayla eşdeğer olduğu yanılgısını ortadan kaldırmıştır.” Sri Lanka Komünist Partisi Genel Sekreteri Geeganage Weerasinghe, Xi’nin konuşmasına bu sözlerle atıfta bulundu.
Bu değerlendirme, Xi’nin ÇKP’nin, Çin halkına öncülük ederek “insan uygarlığının yeni bir biçimini” oluşturduğu mesajıyla örtüşmektedir. Modernleşme, tarihsel olarak Batı merkezli bir perspektifle ele alındı. Ancak, Çin’in tecrübesi, modernleşmenin farklı bir bakış açısıyla da ele alınabileceğini kanıtlıyor.
Fudan Üniversitesi öğretim üyesi Zheng Changzhong, Çin’in kalkınma deneyiminin modernleşmenin tek tip bir süreç olamayacağını gösterdiğini ifade etti. ÇKP, halk merkezli yönetişim anlayışı ve uzun vadeli planlama ile hareket ederek, toplumda istikrar sağlarken dünya ekonomisinde de önemli bir rol oynamaktadır.
ÇKP’nin yönetişim anlayışı, uluslararası gözlemcilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. İsviçre Komünist Partisi Genel Sekreteri Massimiliano Ay, yaptığı Çin ziyaretinde en çok etkilendiği unsurun “halkın arasında kök salmış” bir Parti olduğunu dile getirdi. Fransız kamu yönetimi uzmanı Richard Abitbol ise, Çin’in öngörülebilir politikalarının işletmelere uzun vadeli yatırım yapma güveni sağladığını vurguladı.
Bu artan ilgi, kamuoyu araştırmalarına da yansıdı. CGTN’nin verilerine göre, katılımcıların yüzde 63,9’u Çin’in modernleşme başarılarını ÇKP’nin bilimsel karar alma yeteneği ile ilişkilendirirken, Küresel Güney’den gelen katılımcıların yüzde 63,7’si Partinin Batı merkezli kalkınma modeline alternatif sunduğunu düşünüyor.
SIFIR TOPLAMLI ANLAYIŞIN ÖTESİNDE KÜRESEL BİR VİZYON
Xi’nin konuşmasının ardından Kuhn Vakfı Başkanı Robert Lawrence Kuhn, aklında kalan iki anahtar kelimenin “istikrar” ve “güven” olduğunu belirtti. Dünyada meydana gelen dalgalanmalar ve sarsıntılar karşısında, Çin’in dış politika yaklaşımının dikkat çekici bir tutarlılıkla devam ettiğini vurguladı.
Bu tutarlılık, ÇKP’nin küresel vizyonundan kaynaklanıyor. Parti, insanlığın ilerlemesini ve dünya genelinde büyük uyumun sağlanmasını misyon edinmekte. Bu doğrultuda hareket eden ÇKP, sıfır toplamlı anlayışı reddederek, küresel barış, kalkınma ve yönetişim için Çin’e özgü çözümler sunmaya devam etmektedir.
Xi, konuşmasında Çin’in dünya barışına ve kalkınmasına katkı sağlama kararlılığını bir kez daha vurguladı. Partiyi, insanlığın ortak değerlerini savunmaya ve Küresel Kalkınma Girişimi (GDI), Küresel Güvenlik Girişimi, Küresel Medeniyet Girişimi ile Küresel Yönetişim Girişimi’ni ilerletmeye davet etti.
Kawa Mahmoud, Irak merkezli Küresel Medeniyet Girişimi Araştırma Merkezi Başkanı olarak, Xi’nin Çin’i “dünya barışının mimarı, küresel kalkınmaya katkıda bulunan bir ülke ve uluslararası düzenin savunucusu” olarak nitelendirdiğini belirtti. Bu bağlamda, tek taraflılığın arttığı bir dönemde, Çin’in çok taraflılığa olan bağlılığının önemine dikkat çekti. Kuşak ve Yol Girişimi Tayland-Çin Araştırma Merkezi Direktörü Wirun Phichaiwongphakdee, Xi’nin vizyonunu vurgulayarak, dört küresel girişimin ÇKP’nin küresel sorumluluk anlayışını yansıttığını ve insanlığın ilerlemesine katkıda bulunduğunu ifade etti.
ÇKP’nin küresel vizyonu, yalnızca söylemlerle değil, eylemlerle de desteklenmektedir. Parti, 170’ten fazla ülkede 700’ü aşkın siyasi kuruluşla düzenli ilişkiler geliştirmiştir. Ayrıca, diplomatik ilişki içinde bulunduğu en az gelişmiş ülkelere ve Afrika ülkelerine sıfır gümrük tarifesi uygulamaları getirmiş, GDI çerçevesinde 1.800’den fazla iş birliği projesi başlatmış ve BM barışı koruma operasyonlarına en fazla katkı sağlayan ikinci ülke olmayı sürdürmektedir.
Artık birçok kişi için, soru yalnızca ÇKP’nin Çin’i nasıl dönüştürdüğü değil, aynı zamanda bu deneyimin dünyanın kalkınma ve iş birliği için neler sunabileceği etrafında şekillenmektedir.

Yorumlar kapalı.