USD49,52
%0.09
EURO55,71
%0.12
BIST11.721,72
%-2.89
GR. ALTIN6.633,21
%-0.03
BTC0,000000
%0
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
  1. Haberler
  2. Siyaset
  3. CHP’de Siyasi Sorumluluk Krizi Büyüyor!

CHP’de Siyasi Sorumluluk Krizi Büyüyor!

CHP’de Siyasi Sorumluluk Krizi Büyüyor!
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Mustafa Bozbey: Herkes Kara Bir Sen mi Ak Sın?

Bursa’da yaşanan son gelişmelerle birlikte birçok CHP’li, aynı soruyu sormakta:

Seni yıllardır uyaranlar mı haksızdı, yoksa bugün ortaya çıkan tablo mu?

Belediye yönetimiyle ilgili eleştiriler, ilk defa bugün gündeme gelmiyor. Yıllardır belediye iştiraklerinde yaşandığı iddia edilen usulsüzlükler, kadrolaşma tartışmaları, atamalar, ihale süreçleri ve belediye çevresinde oluşan güç odakları hakkında pek çok uyarı yapıldı. Ancak bu eleştirilere duyarsız kalınarak, genellikle eleştirileri dile getirenler hedef gösterildi.

Geçtiğimiz yıl, CHP’nin adının tartışmalardan uzak tutulması gerektiğini belirten ve belediyedeki uygulamalara yönelik eleştirilerini parti içinde paylaşan birçok kişi, Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın imzasıyla disiplin süreçleriyle karşı karşıya kaldı. Böylece tartışılan iddialar değil, o iddiaları gündeme getirenler sorgulanmış oldu.

Oysa Bursa kamuoyu yıllardır aynı soruları soruyordu.

Tarım AŞ’de neler yaşanıyordu?

Kültür AŞ’de ortaya atılan iddialar neden açıklığa kavuşturulamıyordu?

Burkent AŞ ve diğer iştiraklerde konuşulan konular neden şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmıyordu?

Neden aynı isimler sürekli tartışmaların merkezinde yer alıyordu?

Ve yapılan uyarılar neden dikkate alınmıyordu?

Bugün gelinen noktada bu sorular yeniden gündeme gelmiş durumda.

Diğer yandan, CHP örgütü içinde uzun süredir gündemde olan bir başka konu da belediye kaynaklarının parti içi dengeleri etkilemek amacıyla kullanıldığına dair eleştirilerdi. Özellikle Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Binted ve Tarım AŞ üzerinden yapılan işçi alımlarıyla bazı delegeler ve parti yapıları üzerinde siyasi etki sağlanmaya çalışıldığı, böylece örgüt yapısının şekillendirilmek istendiği iddiaları CHP kulislerinde sıkça konuşulmakta.

Pek çok partiliye göre bu durum, yalnızca bir kadro meselesi değil, aynı zamanda parti içi demokrasiye müdahale anlamına gelen bir siyasi mühendislik çabasıydı.

Daha önce her platformda “Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’dur” diyerek örgüte mesaj verenlerin, bugün yön değiştirmesi ve CHP içerisindeki tartışmaların merkezinde bulunan Özgür Özel ekibine açık destek vermesi ciddi soru işaretleri yaratmaktadır.

Partinin son dönemlerde yaşadığı krizlerde, örgütü parçalayacak söylemlerde ve CHP’nin kurumsal kimliğini zedeleyen süreçlerde adı geçen kadrolara sağlanan bu destek, birçok CHP’li tarafından ilkesel değil, konjonktürel bir tercih olarak değerlendirilmektedir.

Daha da dikkat çekici olanı, Kemal Kılıçdaroğlu’nun mezar taşının hedef alındığı ve siyasi provokasyona maruz kaldığı bayramlaşma görüntüleri sonrası herhangi bir kınama mesajı yayımlanmamış olmasıdır. Yıllarca arkasında durulan bir genel başkana yönelik bu seviyesiz saldırıya sessiz kalınması, parti tabanında ciddi bir rahatsızlık yaratmıştır.

Bugün CHP’nin kurumsal itibarı zarar görüyorsa, bunun sorumluluğu eleştirenler değil, eleştirileri düşmanlık olarak gören anlayışa aittir.

Yöneticilik yalnızca bir makam sahibi olmakla sınırlı değildir. Gerektiğinde hesap verebilmek, eleştiriye açık olmak ve siyasi sorumluluk üstlenebilmek gerekmektedir.

Sorun çıktığında bürokratları suçlamak kolaydır.

Tartışma büyüdüğünde yardımcıları hedef göstermek de kolaydır.

Eleştirenleri disipline sevk etmek de basittir.

Zor olan ise dönüp aynaya bakarak siyasi sorumluluğu üstlenmektir.

Bugün Bursa’da birçok CHP’li hâlâ aynı soruların cevabını beklemekte:

Yıllardır yapılan uyarılar neden dikkate alınmadı?

Belediye iştirakleriyle ilgili iddialar neden tam anlamıyla aydınlatılmadı?

Parti örgütü üzerinde etki oluşturduğu iddia edilen yapılar neden dağıtılmadı?

Kimler korundu?

Kimler kollandı?

Ve bu süreçlerin siyasi sorumluluğu kime aittir?

Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, hiçbir kişinin kariyer planının, hiçbir grubun siyasi hesabının ve hiçbir yerel iktidar alanının aracı değildir.

CHP, milyonlarca insanın emanetidir.

Bu emaneti korumak, makamları korumaktan çok daha değerlidir.

Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül verenler, partilerinin şaibelerle, tartışmalarla ve iddialarla değil; dürüstlük, liyakat ve temiz siyaset anlayışıyla anılmasını istemektedir.

Bu sebeple, CHP’nin gerçek sahipleri olan örgüt emekçileri ve partililer, partilerini kirleten her anlayışla mücadele etmeye devam edecektir.

Ve bunu herkes böyle bilmelidir.

 

Kaynak: https://muratcultu.com.tr/mustafa-bozbey-herkes-kara-bir-sen-mi-ak-sin/

CHP’de Siyasi Sorumluluk Krizi Büyüyor!
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

Bursa Tercüman ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!