ANKARA (Gazete Bursa) – İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gerçekleştirdiği konuşmada, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nu sert bir dille eleştirdi. Dervişoğlu, komisyonu “korsan” olarak nitelendirerek, hazırlanan ve onaylanan rapora karşı oldukça sert bir tutum sergiledi.
Dervişoğlu, raporda yer alan bazı ifadelerin “komik”, bazıların ise “trajik” olduğunu belirtti. Aylardır süren toplantılara ve yapılan açıklamalara rağmen terör örgütünün silah bırakmadığını vurgulayan Dervişoğlu, raporda “devlet projesi” olarak tanımlanan sürece katkıda bulunanlar için ek yasal koruma talep edilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Müsavat Dervişoğlu, “Silahla bölemediklerini zihinleri bölerek gerçekleştirmek istiyorlar. Yıldırmak, razı etmek istiyorlar. İlan ediyorum: Avuçlarını yalayacaklar.” ifadelerini kullandı.
Çok seviyorsan; eline bir rozet alıp İmralı’ya git, Öcalan’ın yakasına tak.
Çok seviyorsan; rozeti taktıktan sonra eş başkan olarak yanına al beyefendi! pic.twitter.com/olFhWGtw2l
— Müsavat Dervişoğlu (@MDervisogluTR) February 25, 2026
“İMRALI’NIN STATÜSÜ TARTIŞMASI MASUM DEĞİL”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında dile getirdiği “İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?” sözlerini hatırlatan İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, bu tartışmanın yalnızca hukuki bir mesele olmadığını, aynı zamanda bir egemenlik sorunu olduğunu ifade etti. Dervişoğlu, “‘İmralı’nın statüsü’ diye bir kavram yoktur. İmralı, Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümranlık alanında bulunan bir cezaevidir.” dedi. Statü kavramının sadece devletler için geçerli olduğunu belirten Dervişoğlu, İmralı ile ilişkilendirilmesinin siyasi bir operasyon dili olduğunu vurguladı.
Dervişoğlu, geçmişte “çözüm süreci” adı altında benzer yaklaşımların denendiğini ve bu durumun ağır sonuçlara yol açtığını öne sürdü. Terör örgütü elebaşının “kurucu” ya da “önder” gibi sıfatlarla anılmasının, devletin kurucu iradesine bir hakaret olduğunu belirtti. Abdullah Öcalan’ın Türk hukukuna göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığını hatırlatan Dervişoğlu, “Ne siyasal özne olabilir, ne müzakere tarafı, ne de sembolik bir adres.” şeklinde konuştu.
“Teröristten denge unsuru çıkarılamaz, cezaevleri siyasal koordinat yapılamaz.” diyen Dervişoğlu, “İmralı, bir siyasal adres değil, Türk devletinin hükmünü icra ettiği bir kapalı alandır. Bu sınırı aşan her söz, kimden gelirse gelsin yanlıştır ve tehlikelidir.” şeklinde ifadelerde bulundu. Öcalan’a yeni bir statü kazandırılmaya çalışıldığını iddia eden Dervişoğlu, bu konudaki tartışmalara sert bir yanıt vererek konuşmasını tamamladı.

Yorumlar kapalı.