İzmir’in Seferihisar Belediyesi’ni etkileyen rüşvet, irtikap ve yolsuzluk soruşturmasında yeni ve dikkat çekici detaylar gün yüzüne çıktı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Evrim Ataman’ın, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak verdiği ifadeler, belediye içinde var olduğu öne sürülen “rüşvet havuzu” sistemini gündeme taşıdı.
Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinesinde yürütülen 2026/394 numaralı soruşturmada, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi’nin gerçekleştirdiği çalışmalarda; iskan, ruhsat ve imar işlemleri üzerinden iş insanlarından yüksek miktarlarda para talep edildiği, bazı ödemelerin elden yapıldığı ve işlerin aracı kişiler aracılığıyla yürütüldüğü iddia edildi.
Dosyada kilit rol oynayan gazeteci Evrim Ataman’ın, belediyedeki mali işlemlerle ilgili üç ayrı ifadesinde, isimler ve rakamlarla birlikte bir para trafiğini detaylandırdığı öne sürüldü.
Sistemin adı: “Rüşvet havuzu”
Ataman’ın beyanlarına göre, Seferihisar Belediyesi’nde bazı vatandaşların ve müteahhitlerin yasal işlemleri kasıtlı olarak zorlaştırıldı. Bu süreçte, “havuz” olarak tanımlanan bir yapı devreye girdi.
İddiaya göre, bu sistem, Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Gökhan Pehlivan’ın kontrolünde, Akın Emre İldeniz ve İrfan Çevik gibi isimler aracılığıyla yürütüldü. Rüşvet pazarlıklarının, iz bırakmamak için Seferihisar Adliyesi’nin karşısındaki bir emlak ofisinde gerçekleştirildiği öne sürüldü.
Ataman, Belediye Başkanı İsmail Yetişkin’in bu yapıya doğrudan dahil olup olmadığını bilmediğini belirtirken, piyasada dolaşan iddialara göre havuzdan yüzde 10 pay aldığı yönünde konuşmalar olduğunu ifade etti.
Şantaj haberi iddiası: Önce haber, sonra mühür
Soruşturma dosyasında dikkat çeken bir diğer iddia ise Betonsa/Betontaş isimli beton santraline yönelik süreç oldu.
Ataman’ın ifadelerine göre, Başkan Yardımcısı Pehlivan’ın talimatıyla santral hakkında “ruhsatsız çalışıyor” başlıklı haberler yapıldı. Bu haberlerin ardından belediye, tesisi mühürleyerek, mühürün kaldırılması ve ruhsatın uzatılması için santral sahibinden 2 milyon 500 bin TL talep etti.
İddialara göre paranın 1 milyon 200 bin TL’lik kısmı, çarşı ortasında bir poşet içinde teslim alındı. Ataman ayrıca, 10 bin Euro’luk bir bölümünü de Akkum mevkisindeki Seferihisar Yazarlar Evi’nde, alkollü bir akşam yemeği sırasında kapalı zarf içinde Pehlivan’a verdiğini belirtti.
6 milyonluk iskan rüşveti ve “Ağbaba” sorusu
Soruşturmada dikkat çeken bir başka konu, Düzce Mahallesi’ndeki “İyonya Konakları” isimli 6 lüks villanın iskan süreci oldu.
İddiaya göre, yapı kullanma izin belgesi sorununun çözülmesi için müteahhit Sönmez Budak’tan başlangıçta “bağış” adı altında 12 milyon TL talep edildi. Ancak yapılan pazarlıklar sonucunda bu rakamın 6 milyon TL’ye düşürüldüğü öne sürüldü.
Paranın izini kaybettirmek amacıyla ödemelerin, gazeteci Evrim Ataman adına kesilen çeklerle yapıldığı, bu çeklerin bozdurularak elden ya da farklı hesaplar üzerinden Pehlivan’a aktarıldığı iddia edildi.
Soruşturmanın üçüncü ifade aşamasında savcılığın Ataman’a yönelttiği soru, dosyanın siyasi bağlantı iddialarını gündeme getirdi. Savcılık, rüşvet parasının bir kısmının Pehlivan’ın talimatıyla Özlem Akyılmaz Mercan isimli kişinin hesabına aktarıldığını tespit etti ve Ataman’a CHP Milletvekili Veli Ağbaba ile herhangi bir ticari ilişkisi olup olmadığını sordu.
Ataman’ın Ağbaba’yı şahsen tanımadığını, parayı yalnızca Pehlivan’ın verdiği hesaba gönderdiğini ve sonrasındaki durumu bilmediğini belirttiği aktarıldı.
Hayali ihaleler, kayıp milyonlar ve bankamatik personeli iddiası
Soruşturma dosyasında yolsuzluk iddialarının yalnızca imar ve iskan süreçleriyle sınırlı kalmadığı da öne sürüldü.
Belediyeye bağlı Jeotermal A.Ş. bünyesindeki Halkmarket’te kesilen hayvanların sakatat gelirlerinin mali kayıtlara girmediği, bu kalemde 20 ila 35 milyon TL arasında kayıp oluştuğu iddia edildi. Olayın ise belediye meclis kararlarıyla kapatılmaya çalışıldığı öne sürüldü.
Ayrıca doğrudan temin yöntemiyle yapılan bazı alımların gerçekte hiç yapılmadığı, fatura tutarlarından KDV ve küçük bir kâr payı düşüldükten sonra kalan paraların çantalarla “rüşvet havuzu”na taşındığı iddia edildi.
Dosyada, eski bir meclis üyesinin yeniden aday olmaması için hayali ihaleler üzerinden 500 bin TL “sus payı” aldığı iddiası da yer aldı.
Vatandaş bilgileri satıldı iddiası
Soruşturmada yer alan bir başka iddiaya göre, belediyede görevli bir personelin, vatandaşların kişisel bilgilerini, ada-parsel ve tapu verilerini 5 bin ila 10 bin TL karşılığında emlakçılara ve yatırımcılara satması gündeme geldi. Belediye yönetiminin ise bu duruma göz yumduğu öne sürüldü.
En az 25 “bankamatik personeli” iddiası
İfadelerde, Seferihisar Belediyesi’nde işe gitmeden maaş aldığı öne sürülen en az 25 “bankamatik personeli” bulunduğu iddia edildi.
Soruşturmanın; itirafçı beyanları, HTS kayıtları ve MASAK raporları doğrultusunda genişletilmesi beklenirken, dosyada adı geçen kişilerle ilgili nihai kararın yargılama süreci sonunda netleşeceği belirtildi.

Yorumlar kapalı.