İSTANBUL (Gazete Bursa) – INCB’nin Yıllık Raporu ve Öncül Maddeler Raporu’nu üye ülke temsilcilerine sunan Prof. Dr. Atasoy, narkotik ilaçlar ve psikotrop maddelere yönelik küresel tahmin ve değerlendirme sisteminin uluslararası iş birliği açısından kaydedilen önemli bir başarı olduğunu dile getirdi.
Yasal olarak üretilen kontrollü maddelerin yasa dışı kullanıma yönlendirilme oranının oldukça düşük olduğunu aktaran Prof. Dr. Atasoy, tıbbi amaçlarla erişimde ise küresel ölçekteki eşitsizliklerin devam ettiğine dikkat çekti.
ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİNİN BAŞARI ÖYKÜSÜ
INCB Yıllık Raporu, uluslararası uyuşturucu kontrol sisteminin işleyişinin yanı sıra, uyuşturucu kontrolündeki gelişmeleri de ele alırken, üç uyuşturucu kontrol sözleşmesi çerçevesinde uluslararası işbirliğine dair detaylı bir bölüm sunmaktadır.
INCB Başkanı Prof. Dr. Atasoy, yasal olarak üretilen kontrollü maddelerin saptırılma oranının düşüklüğünü örnek göstererek, narkotik ilaçlar ve psikotrop maddeler için oluşturulan küresel tahmin ve değerlendirme sisteminin uluslararası iş birliği açısından önemli bir başarı hikayesi olduğunu vurguladı.
MORFİNE ERİŞİMDE KÜRESEL EŞİTSİZLİK SÜRÜYOR
Tıbbi ve bilimsel amaçlarla bu maddelerin erişilebilirliğini artırmaya yönelik küresel ilerlemenin, üye devletlerin INCB’ye bildirdiği verilere henüz yansımadığına dikkat çeken Prof. Dr. Atasoy, şu şekilde ifade etti:
“Morfin, ağrı tedavisi ve palyatif bakım için en uygun fiyatlı opioidlerden biridir. Ancak küresel tüketimin yüzde 86’sı Avrupa ve Kuzey Amerika’da yoğunlaşmaktadır. Dünya nüfusunun yüzde 82’sini oluşturan, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerdeki bireyler, 2024 yılında ağrı yönetimi için kullanılan morfinin yalnızca yüzde 14’ünü tüketmiştir. Ayrıca, nörolojik ve ruh sağlığı bozukluklarının tedavisinde kullanılan psikotropik maddelerin tüketiminde de hâlâ önemli bölgesel eşitsizlikler mevcuttur. İnsanî acil durumlar dâhil olmak üzere erişebilirliğin artırılması, uygun fiyatlılığı da gözeten entegre bir yaklaşım gerektirir. INCB Öğrenim programı, tıbbi amaçlarla erişilebilirliği artırmak amacıyla hükümetlerin uyuşturucu kontrol sözleşmelerini uygulamalarına destek olmaktadır.”
Prof. Dr. Atasoy, INCB öncül madde kontrolü ve Tehlikeli Maddelerin Küresel Düzeyde Hızlı Engellenmesi (GRIDS) programlarının, eğitim ve teknolojik araçlar aracılığıyla hükümetleri, fentaniller ve nitazenler gibi yüksek etkili sentetik uyuşturucuların yasadışı üretim ve kaçakçılığını önlemede nasıl desteklediğini aktardı.
2025 itibariyle, 3 milyondan fazla kaçakçılık sinyalinin yer aldığı 125 binden fazla istihbarat bilgisinin, INCB IONICS araçları aracılığıyla gerçek zamanlı olarak paylaşıldığını belirten Prof. Dr. Atasoy, “Mart 2025’te, INCB PEN Online platformunun kullanımı, 1,6 milyar potansiyel olarak ölümcül dozda fentanil üretiminde kullanılabilecek bir fentanil öncülü olan üç ton 1-boc-4-piperidonun kaçağa kaymasını önlemiştir. 2025 Öncül Maddeler Raporu, dünya genelindeki öncül madde durumuna dair güncel bilgileri ve yasadışı uyuşturucu üretiminde kullanılan öncül kimyasallar, malzemeler ve ekipmanlara ilişkin 1988 Sözleşmesi’nin 12. ve 13. maddelerinin uygulanması için alınan önlemleri içermektedir.” dedi.
TIBBİ KULLANIM İLE DENETİM ARASINDA DENGE KURULMALI
Her iki raporun da uluslararası uyuşturucu kontrolüne yönelik dengeli bir yaklaşım için öneriler sunduğunu belirten Atasoy, sözleşmelerin önlemlerin seçiminde esneklik sağladığını ifade etti. Ancak Atasoy, ulusal sistemlerin narkotik ilaçlar ve psikotrop maddelerin kullanımını yalnızca tıbbi ve bilimsel amaçlarla sınırlandırmasının yanı sıra, uygulama önlemlerinin orantılılık ilkesi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarını gözetmesini sağlaması gerektiğine vurgu yaptı.

Yorumlar kapalı.