İSTANBUL (Gazete Bursa) –
Röportaj: Hakan Gence – Fotoğraflar: Muhsin Akgün
90’lar müziği denildiğinde akla gelen en önemli isimlerden biri olan Yonca Evcimik, ‘Abone’, ‘Kendine Gel’, ‘8.15 Vapuru’ ve ‘Bandıra Bandıra’ gibi unutulmaz eserleriyle pop müziğinde büyük bir etki yarattı. Şimdi ise ‘Yonca’nın 90’lar Ekspresi’ isimli gösterisiyle sahne alarak izleyicilerini geçmişe yolculuğa çıkarıyor. Evcimik ile geçmişten günümüze keyifli bir sohbet gerçekleştirdik: “Şimdiki şarkı sözlerine baktığımda bizimkilerin ne kadar naif olduğunu düşünüyorum.”
Türk pop müziğinin ikonik figürlerinden biri olarak Yonca Evcimik, dansları, kostümleri ve şarkılarıyla yakın tarihin güzel anılarına imza attı. Yeni gösterisi için yoğun bir çalışma süreci geçiren Evcimik, röportaj için zaman ayırarak karşımıza çıkmakta. Zamanı durdurmuş gibi, her daim neşeli bir tavırla sohbetimize başlıyoruz.
‘Yonca’nın 90’lar Ekspresi’ nedir?
Bu, biyografik bir kabare şov. Uzun zamandır hayalini kurduğum bir projeydi. İki yıldır bunun üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyorum. Benim kadar arka planda geniş bir dosyası olan çok az insan vardır.
Dosyalarında neler var?
Konservatuvar yıllarımda çalışmalara başladım. Ardından Şan Tiyatrosu müzikalleri ve Devekuşu Kabare gibi projelerde yer aldım, albümler, diziler ve prodüktörlük yaptım. Bu süreçte hayatıma dokunan birçok şey de oldu.
Afişin üzerinde 45’inci yıl yazıyor, iki yıl önceki röportajımızda da “45’inci yılım” demiştin. Kendin gibi zamanı da mı donduruyorsun?
Dondurdum (gülüyor). 45 ile 50 yıl arası diyelim. Yerseniz!
Kabarelerden şarkılara, danslardan kostümlere bunları nasıl oyuna sığdıracaksın?
Aslında hepsini sığdıramadık, o kadar çok malzeme var ki… Hayatıma dokunan, benim için önemli olan şarkıları ve görüntüleri seçtik.
Sahnede neler göreceğiz?
Danslar, eski tiyatro kesitleri, klipler ve parodiler yer alacak… 10 kişilik bir dans grubum var. Sevgili Faruk K yanımda, moralimi yüksek tutmasa muhtemelen vazgeçebilirdim. Melih Çardak, sahnede ilk dans eden arkadaşlarımdan biri ve değerli bir oyuncu. Yanımda olan diğer arkadaşlarım da çok kıymetli. Harika bir kadro oluşturduk. Kostümlerimizi sevgili Tanju Babacan tasarladı. Eğlenceli bir gösteri olacağına eminim.
Arşivler açıldığında ne hissettin?
Şükrettim. Mimar Sinan mezunuyum. Şan Tiyatrosu benim ikinci üniversitem, Devekuşu Tiyatrosu ise üçüncüsü oldu. Bu süreçte ne kadar çok şey yaptığımı daha iyi anladım.
90’lar müziğinin sırrı neydi?
İlk şarkım çıktığında TRT dışında başka bir kanal yoktu. Çok az radyo mevcuttu. Her şeyi çok sınırlı bir alandan duyuyorduk. O dönem çok daha samimiydi. Stüdyolarda her şey canlı çalınıyordu, daha gerçekti. Teknoloji ilerledikçe artık yapay bir hale geldik; neyin gerçek neyin sahte olduğunu ayırt edemiyorum. O sıcaklık kayboldu.
Analog dönemde de dijital dönemde de ünlüydün. Hangisi daha cezbediciydi?
90’ların analog dönemi daha sıcaktı. O dönemde yaşadığım patlama bambaşka bir deneyimdi. Her şey bir gecede değişti. Televizyona çıktım, ertesi gün her şey farklıydı.
Peki, sonraki yıllar…
2000’lerde müziğin değişmesiyle kafam karışmaya başladı. “Bu yeni, ayak uydurabiliyor muyuz?” düşüncesi içindeydim. Ancak son 4-5 yıldır sokaktaki insanlardan aldığım geri dönüşlerle anladım ki, “Meğer sizler neymişsiniz, ne kadar güzelsiniz” diyorlar. “Şimdikiler felaket” diyerek ifade ediyorlar. O arada bir kafa karışıklığı yaşandı. Şimdi geçmişten daha kıymetliyiz. Bizi kıymetli kılmaları için yeni nesil arkadaşlara teşekkür ediyorum. Onlar ne yapıyorsa, insanlar “Sizlerin kıymetini bilememişiz” diyerek geliyorlar.
90’larda seni müziğiyle en çok etkileyen isimler kimlerdi?
90’lar öncesi müzikallerde yer aldığım için birçok isimle çalışma fırsatım oldu. Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Nükhet Duru gibi sanatçılarla çalıştım. Kimiyle dans ettim, kimine vokal yaptım. 90’larda bayrağımı açtım. ‘Abone’ ile sahneye çıkan, yırtık pantolonla özgür bir şekilde dans eden biriydim. Bu benim pencerem hep yurtdışına dönük olduğu için… Benden sonra gelen arkadaşların hepsi ayrı bir değer. Allah rahmet eylesin, Harun Kolçak çok farklı bir ses ve müthiş bir yorumcuydu. Ardından Burak Kut, Kenan Doğulu ve Tarkan gibi isimler sahne aldı; hepsi harika yorumcular.
Peki, bu kadar iş sonrası çok zengin misin?
Manen çok zenginim.
45 yıldır yapmadığın şey kalmamış. Jetlerle dolaşman lazım…
Kendime yetecek kadar malvarlığım var. Bodrum’da ve İstanbul’da evim var. Birkaç arabam vardı, sattım. Şu an sadece küçük bir arabam kaldı. Gittikçe küçülmeye çalışıyorum.
‘GÖZ ÇAPKINIYIM’
İç gıcıklayıcı, seksi şarkı sözlerin var. Senin cinsellikle aran nasıl?
Her insan kadar, aşırı bir durumum yok. Beni yoran ya da rahatsız eden bir tarafı yok. Cinsellik, yemek ve içmek kadar doğal bir şey; bu yüzden aramız iyi. Ancak bunu şarkı sözlerine bağlayacak olursan, o kadar da değil. O sahne icabı.
“Hayatıma girecek kişi daha doğmamış olabilir” demişsin, doğru mu?
Benden 25 yıl sonra doğmuş olabilir (gülüyor).
‘Yonca Evcimik genç sever’ diye bir laf var. Öyle mi?
Özellikle öyle bir durum yok. Yarın öbür gün karşıma öyle biri çıkar ki, benden yaşı daha büyük ama aynı enerjiyi tutturabilirim; bu tamamen bir enerji meselesi. İçimdeki heyecan.

Yorumlar kapalı.